Hamile Kalma Yolculuğum


Herkese merhaba!


Bugün sizlerle hamile kalma yolculuğumu paylaşacağım. Kardeşim Karla ile birlikte sizin için hazırladığımız minik bir röportajımız var.


Karla: Raysa, Ferit ile hamilelik planlamaya başladığınızda herhangi bir endişen var mıydı?


Raysa: Evet aslında endişelerim vardı. Yaklaşık 11 yıl önce Polikistik Over Sendromu teşhisi konmuştu ve tedavi biçimi olarak o zamandan beri doğum kontrol hapı kullanıyordum. Bu durumların da hamile kalmamda zorluklar yaşatabileceğini düşünüyordum ve bu da tabii ki endişe yaratıyordu.


Karla: Eminim senin gibi Polikistik Over Sendromu olan ve belki de uzun yıllardır doğum kontrol hapı kullanmış olan hamile kalmak isteyen bireyler vardır. Sen bu endişen ile nasıl başa çıktın?

Raysa: Öncelikle Amerika’da kadın hastalıkları uzmanı güvendiğim bir doktor vardı; Nicola. Nicola ile iletişime geçtim; ona bu endişelerimden bahsettim. O da çoğu kişinin dediğinin aksine hamile kalma olasılığımın doğum kontrol hapını bıraktıktan sonraki ilk 3 ay en yüksek olduğunu söyledi. Sabırlı olmam gerektiğini, bir yıl denedikten sonra eğer hala hamile kalamamışsam doktorumla görüşmemi önerdiğini dile getirdi.


Mindful Eating eğitmenlik eğitimi almış olmamın en güzel yanı düzenli meditasyon pratiğimin olmasıydı. Bu süreçte her gün düzenli meditasyon pratiği yapmış olmak daha sabırlı olmama ve süreci eleştiri yerine merakla yaşamış olmama yardımcı oldu.

Aynı zamanda, Klinik Beslenme Uzmanı olduğum için Polikistik Over Sendromlu bireylerin nasıl beslenmesi gerektiğini çok iyi biliyordum. Böylece yediğim yiyecekleri süreç boyunca özenle seçtim.

  • Mevsim sebze ve meyvelerini düzenli olarak her gün tüketiyordum.

  • Proteinde çeşitliliğe önem veriyordum; daha az kırmızı et, daha çok baklagil, balık, yoğurt, kefir ve kuruyemişlere yer veriyordum.

  • Karbonhidratlarda ise basit şekeri mümkün oldukça tüketmiyordum. Kan şekerimi hızlı yükselten basit karbonhidratlar yerine yulaf ezmesi, kinoa, karabuğday, bulgur, esmer pirinç gibi lif oranı yüksek karbonhidratlara yer veriyordum.

  • Her gün 400 mcg folik asit takviyesi alıyordum.

Bu beslenme biçimini hala sürdürdüğümü söyleyebilirim. Haftanın 4 - 5 günü de düzenli egzersiz yapıyordum.


Benim içimi rahatlatan ve endişelerimle başa çıkmamı sağlayan aslında yapmam gerekenleri yapmış olduğumu bilmekti; bir uzmana danışmış olmak, bilinçli beslenmek, düzenli meditasyon pratiğimi ve egzersiz rutinimi sürdürmek…

Karla: Çok teşekkürler Raysa. Elinden geleni yaptıktan sonra tek yapman gereken sürece kendini bırakmak! Peki, hamile kalma yolculuğunda herhangi bir uygulama kullandın mı? Sence teknolojinin hamile kalmanda faydası oldu mu?


Raysa:

Hamile kalmayı planladığımda telefonuma bir uygulama indirmiştim ve onu düzenli olarak kullanmaya başlamıştım. Uygulamanın bana çok yardımcı olduğunu aslında pek düşünmüyorum. Bana asıl yardımcı olan çok yakın bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine eczaneden satın almış olduğum ovülasyon testiydi. Ovülasyon testi hamile kalmaya elverişli olduğunuz günleri söylüyor. Bu test aslında Polikistik Over Sendromu olan bireylerde doğru sonuç vermeyebiliyormuş ama biz böyle bir durumla karşı karşıya kalmadık.

Karla: Raysa, sence herkes ovülasyon testi kullanmalı mı?


Raysa: Açıkçası bazı bireylere çok yardımcı olabileceğini, bazıları için de çok uygun olmayabileceğini düşünüyorum. Herkese uygun tek bir yol yok, ben sadece kendi yolculuğumu paylaşıyorum.


Karla: Peki, hamile kaldığını nasıl öğrendin?


Raysa: Fizyolojik olarak enteresan semptomlar hissetmeye başlamıştım; örneğin ağzımda metalik bir tat vardı, adet ağrıları gibi kramplar yaşıyordum. Bunlar hamilelik belirtileri mi diye düşünürken öğrenmek için sabırsız davrandım; eczaneye gittim ve hamilelik testi aldım. Bir de baktım ki üzerinde “erken prediktör” yazıyor; adet gecikmesini beklemeden yapıldığında yüksek oranda doğru cevap veren bir test olduğunu anladım. Ben de adet gecikmesini beklemeden testi yaptım ve pozitif çıktığını gördüm! O an dünyalar benim oldu ve hemen Ferit ile paylaştım.

O gün dokturuma hamilelik testini erken yaptığımı söylediğimde bana “sana gebesin veya değilsin diyemem, testi çok erken yapmışsın, bir hafta daha bekledikten sonra kan testleri yapacağız” dedi.

Bilinmezlik içinde kalmak bana çok zor gelmişti.


Daha sonra, okuduğum bir kitapta şunu anladım. Eski zamanlara göre hamile olup olmadığımızı teknoloji sayesinde çok erken öğrenebiliyoruz. Fakat, bu kadar erken zamanlarda düşük riski çok yüksek. O nedenle, test pozitif bile çıksa birkaç hafta içerisinde aslında gebe olmadığımız gerçeği ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Bu birçoğumuz için bu yıpratıcı olabilir. Benim bu süreçte aldığım en önemli derslerden biri gebelik testini sabırsız davranıp hemen yapmaktansa biraz beklemem gerektiğini anlamış olmaktı.

Karla: Çok teşekkürler yaşadığın deneyimleri paylaştığın için. Son olarak hamile kalmak isteyen bireylerlere tek bir öneride bulunsan bu ne olurdu?


Raysa: Bu süreçte herkes size birçok öneri veriyor olabilir ve ciddi strese yol açabilir. Her duyduğunuzu uygulamaya çalışmak yerine güvendiğiniz uzmanlara danışın ve yaşam tarzınızında değişiklik yapmanız gerekiyorsa onların önerileri doğrultusunda yapın.

Karla: Bu keyifli röportaj için çok teşekkür ederim.


Raysa: Çok teşekkürler! Sağlıkla kalın.


Raysa Büyükbahar Uzunyol, M.Sc., RD Klinik ve Sporcu Beslenme Uzmanı

En çok okunan makalemiz
Makalelerimiz
Etiket
Bizi takip edin!
  • Facebook Basic Square
  • Black Instagram Icon
  • LinkedIn Social Icon

© 2016 Rays'up Nutrition & Studio by Raysa Büyükbahar Uzunyol 

  • Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon
  • Black LinkedIn Icon